Türk Öğrencilere İsveç'ten Çağrı!..

İsveç üniversiteleri, yüzlerce yıllık tarihi binalarında, kaliteli lisansüstü öğretim vermek üzere Türk öğrencileri bekliyor...
content image

İsveç’te güneş,  kış  aylarında sabah 09.00’a doğru doğuyor ve 15.00’te de batıyor. Üstelik çoğunlukla bulutların arkasında oluyor! Soğuğu ve karanlığı dert etmez, bir de burs bulursanız, İsveç üniversiteleri , yüzlerce yıllık tarihi binalarında, kaliteli  lisansüstü öğretim vermek üzere  Türk   öğrencileri  bekliyor. İsveç’te yükseköğrenim artık  Avrupa  dışından gelen  öğrencilere  paralı, ama hem İsveç Enstitüsü’nden hem de  üniversitelerin  kendilerinden burs almak mümkün. Başvuran  öğrencilerden  yüksek akademik başarı bekleyen İsveç  üniversitelerinin  bazı yüksek lisans programları için çok iyi İngilizce bilmeye de gerek yok.  Öğrencilere , “master öncesi” denilen bir yıllık programlarda İngilizce öğretiliyor.

İsveç Enstitüsü, geçen günlerde benim de aralarında bulunduğum 5 gazeteciyi, İsveç yükseköğretim  sistemini  tanıtmak,  üniversitelerini göstermek amacıyla İsveç’e davet etti. Hintli gazeteci gelemeyince, Çin ’den Gong Yu ile Yuang Jinluke, Brezilya’dan Jose Eduardo Barella ve ben, bir haftayı bu ülkede geçirdik. Eğitim ve Araştırma Bakanlığı’nı, Karolinska Enstitüsü’nü, Uppsala  Üniversitesi ’ni, Chalmers  Teknoloji Üniversitesi ’ni, Linköping  Üniversitesi ’ni, KTH Kraliyet  Teknoloji Enstitüsü’nü ve Lund  Üniversitesi ’ni ziyaret ettik; okulların yöneticilerini, öğretmenlerini,  öğrencilerini  dinledik, tarihlerini öğrendik, kampuslarını gezdik.

Eğitim artık paralı

14  üniversite  ve 20 yüksekokulun bulunduğu İsveç’te, 2011 yılından bu yana  Avrupalı  olmayan  öğrencilerden  para alınıyor. Bu nedenle yabancı öğrenci  sayısında büyük düşüş var ve hem hükümet hem de üniversiteler  yabancı  öğrenci  oranını artırmak için uğraşıyor.

İsveç Eğitim ve Araştırma Bakanlığı  Üniversite  Bölümü’nden Sorumlu Başkan  Yardımcısı  Maria Wilenius’un verdiği bilgilere göre, yabancı öğrenci  sayısı yeni ücret politikasıyla birlikte 10 binden 4 bine düştü. İsveç  üniversitelerindeki   Türk   öğrenci  sayısı ise 447’den 276’ya geriledi. Verilen bursların her yıl artırıldığını söyleyen Wilenius, “Yabancı öğrencileri  kaybettiğimiz için üzgünüz, sanayi de bu durumdan kaygılı” dedi.

Wilenius, yükseköğretim kurumlarına  daha çok  özgürlük verildiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Yükseköğretim kurumlarına  daha çok  özgürlük vermek, onların uluslararası rekabetçi ortamda başarılı olabilmeleri için bir önkoşuldur. Yükseköğretim kurumlarının temel göre- vi, toplumun gelişmesinde bağımsız ve eleştirel yansıtıcı bir güç olmalarıdır. Yükseköğretim kurumlarına  daha çok  bağımsızlık ve sorumluluk  vermek, onların kalitesini artırır.”

İsveç’teki 

üniversiteler  Türkiye ile işbirliğine açık

Daha çok   öğrenci  gelmeli’
Uppsala  Üniversitesi  Rektör  Yardımcısı  Kay Svensson, Türkiye’ninAvrupalı ” olduğunu vurgulayarak “Yükseköğretimde  daha çok işbirliği yapalım, birlikte  daha çok  çalışalım.  Daha çok   Türk öğrenci   Avrupa ’ya gelmeli” dedi.

Bu  üniversiteden  hocalar da  Türk  hükümetine, “Lütfen  üniversite öğrencilerinizin  yüksek lisans eğitimi için küçük bir bütçe ayırın ve iyi  öğrenciler  master için gelsin. Bu küçük destek, çok büyük değişikliklere neden olur” çağrısında bulundular.

TÜRK   ÖĞRENCİLER  MUTLU
Çeşitli aktivitelere olanak sağlanıyor.


Ahmet Anıl Sezer (Chalmers  Teknoloji   Üniversitesi  Division of Service Management Department of Technology Management and Economics Doktora  Öğrencisi ): 
Burada mühendislik okuyan bir insan için seçilebilecek en iyi 3 üniversite  KTH, Chalmers veya Lund ve bu  üniversitelerin  hepsi ayrı konularda idealler. Ayrıca Chalmers’ın Göteborg’da olması da büyük bir şans  çünkü Göteborg çoğu İsveçlinin büyük şehirlere taşınmak istediği zaman  yaşamaya  başladığı ilk durak oluyor genelde. Göteborg, insanların sıcaklığıyla,  kolay  adapte olabilmesiyle meşhurken, Stockholm biraz daha büyük şehir edasında, insanların ilk zamanlarda sıkıntı çektiği bir yer olarak algılanıyor. İsveç’e  gelecek   Türk   arkadaşlara  da burayı tavsiye ederim en azından 1 yıllık adaptasyon süresince.

Ben, tipik bir İsveçlinin yaptığı gibi tüm haftamı farklı aktivitelerle dolduruyorum, örneğin haftanın 3 günü voleybol  oynayıp  2 gün İsveççe kursuna gidiyorum. Sanırım İsveç’te şu ana kadar öğrendiğim en önemli şey, kendi kendine yetebilmek, yaşayabilmek ve mutlu olabilmek.
Eğitim, kısa sürede pratiğe  dönüşüyor

İbrahim İrdem (Linköping  Üniversitesi  Siyaset Bilimi Anabilim Dalı Uluslararası İlişkiler ve  Avrupa  İlişkileri Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi ):

Linköping  Üniversitesi ’nin eğitim bursunu almaya hak kazandım. İskandinav ülkelerinin eğitimde ne kadar başarılı oldukları tartışılmaz bir gerçek. Bu ülkelerden biri de hiç kuşkusuz İsveç! Bugün Nobel ödülünü dağıtan,  dünyadaki   üniversite  başarı sıralamalarında en önde gelen üniversitelere  ev sahipliği yapan, toplumsal kuralları sadece teorik açıdan değil, ayrıca bunları pratiğe döken bir ülke örneği sorduğunuzda size İsveç yanıtını veririm. İsveç, kanımca  dünyanın  örnek alması gereken ülkelerin en başında geliyor.
Grup çalışmaları başarı getiriyor

Murat Aksoy (Linköping  Üniversitesi  Business Administration Master Programı):

İsveç Enstitüsü’nün bursuyla geldim. Burada çok farklı bir eğitim  sistemi var. hep grup çalışması içindeyiz. Dünyanın her yerinden gelmiş öğrencilerle sürekli ortak çalışmalar yapıyoruz. Bu da kuşkusuz iş hayatında büyük avantaj sağlayacak. Hayat çok güvenli, hiç polis görmedim. Önyargı yok. Herkes İngilizce konuşuyor, çok nazik ve yardımsever insanlar.
Başvuru sürecine erken başlayın

Utku Göç (Lund Üniversitesi Entrepreneursip master Programı):

İsveç Enstitüsü’nün tam bursuyla öğrenim görüyorum. Okul ve oda parası ben İsveç’e gelmeden ödenmişti. Türkiye’de daha çok teoriye dayalı bir eğitim var. ODTÜ mezunu olduğum için teorik anlamda hiç bilgi eksikliği hissetmedim. Burada bilgilerin hayata uygulanabilirliği çok önemli. Öğrenci-hoca ilişkisi resmi değil. Eğitimi eğlenceli hale getiriyorlar.
Sınav kâğıtlarına isim yazılmıyor

Ceren Mutgan (Karolinska Enstitüsü Biomedicine Master Programı öğrencisi):

İsveç’te sınıfta kalmak çok zor. Bir dersin sınavından kalırsanız dersi almadan sadece sınava girebiliyorsunuz. 6 kere aynı dersin sınavına girme hakkınız var. Not sistemi de olmadığı için gerçekten sadece kendiniz için çalışıyorsunuz. Kendinizle rekabet ediyorsunuz. Sınav kâğıtlarında da adınız yazmıyor. Sınav başlarken bir numara alıyorsunuz, sınav kâğıdının ilk sayfasına sadece adınızı yazıyorsunuz, soruları cevapladığınız kâğıtlara da numaranızı. Böylece okuyan hocalar ne kim olduğunuzu biliyor ne de cinsiyetinizi. Ayrımcılık yapılmıyor. Onun dışında böyle bir yerde olmaktan da Stockholm’de yaşamaktan da çok mutluyum.
Okul ve iş, birlikte yürüyor

İsveç Enstitüsü’nün internet sitesinde, İsveç’te yükseköğrenim görmek isteyenlere şu bilgiler veriliyor: “İsveç’te okumak farklıdır. İsveç üniversitelerinin, grup çalışmasına çok sıkı bir şekilde odaklanmış, çok açık bir ortamı vardır. Bu size gelecek için çok değerli beceriler kazandırır. İsveç master programları, teoriyi pratiğe dönüştüren olağandışı fırsatlar sunar. Birçok programda, sanayi ile çok yakın işbirliği içinde çalışılır, öğrencilere öğrenimle iş hayatını birlikte sürdürme olanağı verilir. İsveç’in dünyada ilk 100 içinde 3, ilk 500 içinde 11 üniversitesi vardır.”

Mezunların başarı şansı çok yüksek

4 Uppsala Üniversitesi: 1477’de kurulmuş olan Uppsala Üniversitesi dünyada en iyi ilk 100 üniversite arasında. 40 bin öğrencinin öğrenim gördüğü üniversitede, şimdiye kadar 8 bilim adamı Nobel ödülü kazanmış.


Bu üniversitedeki “Peace and Conflict Research“ (Barış ve Çatışma Araştırması) programına devam eden öğrencilerin yüzde 60’ı yabancı. Dünyada çatışmaların yaşandığı her yere giden ve gönüllü olarak çalışan öğrenciler, çok kolay iş buluyor ve daha öğrenciyken uluslararası kurumlardan talep görüyorlar.

4 KTH Royal Institute of Technolgy: 1827’de kurulan KTH’nin master programlarına yılda bir kez başvuru yapılabiliyor ve 16 Ocak son başvuru tarihi. Yeni yapılan bir araştırmaya göre, KTH mezunlarının yüzde 97’si mezuniyetten sonraki 1 yıl içinde işe giriyorlar.

4 Chalmers Üniversitesi: 1829’da kurulmuş olan bu üniversitenin en popüler master programlarından biri “Automotive Engineering Chalmers Formula Student”. Bu programa katılan öğrenciler 1 yıl içinde yüksek performanslı bir yarış arabası üretiyorlar. Öğrenciler, yaptıkları araçla bu yıl Silversstone’da yapılan yarışın şampiyonu olmuşlar. Bu yıl bu programda 8 Türk öğrenci de var.

4 Linköping Üniversitesi: 1975’te kurulan bu üniversitede dev bir iPhone5’e benzeyen otopsi masası kullanılıyor. Bir firmayla işbirliği yapılarak üretimine geçilen bu masada öğrenciler, parmak dokunuşlarıyla sanal otopsi yapıyor.

4 Lund Üniversitesi: 1660’ta kurulmuş olan bu üniversitenin 47 bin öğrencisi var. Üniversitenin 200 öğrenciyle eğitime başladığı ilk tarihi binası da halen kulanılıyor. Bu üniversitede İngilizce bilmeyenler için 1 yıllık master öncesi program var. Mezunların yüzde 80’i okulu bitirdikten sonraki ilk 6 ayda iş buluyor.

4 Karolinska Enstitüsü: 1810’da kurulmuş olan bu sağlık üniversitesinde 100 icadın patenti alınmış. Gamma knife, pacemaker (kalp atışını ayarlayan cihaz) ve saf insülin, yapılan buluşlardan bazıları. Bu üniversitenin öğrencileri daha ilk yarıyılda üniversite hastanesinde çalışmaya başlıyor.

Kaynak : Cumhuriyet Gazetesi